AIDS mi tehlikeli, veliler mi?

-
Aa
+
a
a
a

26 Eylül tarihli Star gazetesindeki haber “İzmirli Y. O. Kızılay'dan aldığı kanla çağın vebası AIDS hastalığına yakalandı. Dünyası kararan Y.O. şimdi de okulda tecritle karşı karşıya. Aileler Y.O'nun dramını tartışıyor. İzmir Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan'ın Y.O'nun yaşıtlarıyla aynı okulda eğitim görebileceğini açıklaması ortalığı karıştırdı. Veliler, bir basın açıklaması yaparak, çocuklarını dersten aldılar. Durum çözüme kavuşturulana kadar çocuklarını okula göndermeyeceklerini belirttiler.” şeklindeydi. Sanırım diğer gazetelerde de haber yer aldı. Bu tepkiyi veren aileler ile gurur duydum. Çocuklarını tehlikelere karşı –her ne kadar ilgili bilim adamları tehlike yok diyorlarsa da- korumaya çalışmaları çok güzel. O kadar detaylı düşünüyoruz ki bilim adamlarının bile atlayabileceği şeyler vardır diyerek kendi önlemimizi alıyoruz.

Ayrıca bu haber bana umut verdi. Bu konuda bu kadar titiz düşünen aileler artık aşağıda belirteceğim diğer konulara da dikkat edeceklerdir. Örneğin çocuklarını çeşitli renklere boyayıp omuzlarına alıp bağırta bağırta futbol maçlarına götürmeyi bırakacaklardır. Gerçi orada AIDS tehlikesi yoktur. Sadece “i..e hakem” veya a..... .......z gibi veciz cümleler vardır ama söyleme ile insan hem cinsiyet değiştirmez, hem de annemiz tecavüze uğramaz. Varsın çocuk da duysun. Terbiyesizlik tehlike sayılmaz. AIDS de aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz ama neyse.

AIDS’ten korkan ailelerimiz bacak kadar çocuğa boyu kadar cep telefonu almayı da bırakacaklardır. Gerçi AIDS cep telefonundan bulaşmaz. Cep telefonu dalgalarının tehlike yarattığı da tam kanıtlanmış değil zaten. AIDS de aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz ama neyse.

  Yazısız

AIDS’ten korkan ailelerimiz sadece çocuklarının yanında değil, her yerde sigara içmeyi bırakacaklardır. Gerçi AIDS sigaradan bulaşmaz. Sigaradan kanser falan olursunuz, bacağınız kesilir ama olsun en azından hemen öldürmez. Hem çocuğun siz içiyorsunuz diye içmesi de şart değil. AIDS de aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz ama neyse.

AIDS’ten korkan ailelerimiz artık kendileri kaldırımdayken çocuklarını caddede yürütmeyeceklerdir. Gerçi araba çarpması ile AIDS bulaşmaz. Çocuk ölür veya kol bacak kırılır, yaralanırsa da gerekçesi AIDS olmayacaktır. Üstelik her çarpma da ölüm ya da yaralanmaya da yol açmayabilir. Ayrıca saldım çayıra mevlam kayıra ilkesinin bilimsel geçerliliği yanında biraz da sürücü kayırırsa sorun olmaz. AIDS de aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz ama neyse.

AIDS’ten korkan ailelerimiz artık cehaletten de korkacaklardır. Hem kendileri hem çocukları kitap okumaya başlayacaklardır. Gerçi kitap okumazsanız AIDS olmazsınız. Hem kitap okumazsanız ilerde evinizde kitap kurdu falan da oluşmaz. Ayrıca cehaletin bulaşıcı olmadığı söylenebilir. AIDS de aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz ama neyse.

 

AIDS’ten korkan ailelerimiz artık kendilerinden de korkacaklardır. Bugüne kadar verdikleri, vermedikleri  oylarla, söyledikleri, söylemedikleri ile, bu ülkenin bu hale gelmesinde kendilerinin de payı olduğunu düşünecek ve en cesurlarının yapmadıkları işler için aldıkları parayı az bulup halay çekmeleri dışında toplumsal tepkiler de vereceklerdir. Gerçi korkak olursanız AIDS olmazsınız diyemeyeceğim. Ama AIDS aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz.

 

AIDS’ten korkan ailelerimiz artık pislikten de korkacaklardır. Çocuklarının yanında çıtladıkları çekirdek kabuklarını yere atmayacak, aracı vitese takarken debriyaja az basarsanız çıkan sesi çıkararak yollara tükürmeyecek, sigara izmaritlerini araçlarının camından dışarı atmayacaklardır. Gerçi pislikten AIDS bulaşmaz, hepatit falan bulaşır. Ama AIDS aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz.

 

AIDS’ten korkan ailelerimiz artık çevrelerine de duyarlı olacaklardır. Piknik diye mangal ekinde orman yakmayacak, spor diye hayvanları öldürmeyecek, gölleri kurutmayacak, akarsuları kirletmeyeceklerdir. Gerçi çevreyi yok ederseniz AIDS olmazsınız. En fazla akciğer kanseri oluruz veya yeterince beslenemeyiz falan. AIDS aynı sınıfta oturmayla bulaşmaz ama neyse.

 

AIDS’ten korkan ailelerimiz artık görgüsüzlükten, saygısızlıktan, sadece ben demekten de korkacaklardır. Gerçi iki aile ferdinin iki ayrı dört çeker ile köşedeki markette buluşması çocuğunuza AIDS bulaştırmaz. Bunlar bize dibe vuran bir toplumda ondan bağımsız tepede olduğumuzu bile düşündürebilir. Ama AIDS de aynı sınıfta oturmakla bulaşmaz.

 

Bize bu kafayla belki bir tek AIDS bulaşmaz ama başka her şey bulaşır. En azından vicdansızlık .

 (Bu yazı 26 Eylül 2003 tarihinde kaleme alınmıştır.)